6825

Uzman
Katılım
16 Mayıs 2024
Mesajlar
287
Beğeniler
324
Hayat bence absürdizm ile gayet yaşanabilir ama bir eksiği var o da acının anlamı. Albert Camus başkaldırmamızı, inadına yaşamızı istiyor ama beni ikna etmeye yetmiyor yani acı çekme konusunda. Hayat absürtlüğüne rağmen yaşanırda acısına rağmen yaşanır mı emin değilim. Düşüncelerinizi merak ediyorum umarım bana bir ışık olursunuz bu konuda.
 
En kötü seçenek, hiç seçenekten iyidir. Acı olmazsa, her şey güzel olsa, hayatın çözülemeyen düğümü kalmasa amaç kalmaz.
 
Hayat bence absürdizm ile gayet yaşanabilir ama bir eksiği var o da acının anlamı. Albert Camus başkaldırmamızı, inadına yaşamızı istiyor ama beni ikna etmeye yetmiyor yani acı çekme konusunda. Hayat absürtlüğüne rağmen yaşanırda acısına rağmen yaşanır mı emin değilim. Düşüncelerinizi merak ediyorum umarım bana bir ışık olursunuz bu konuda.
Yaşayacaksın dostum, yapacak bir şey yok maalesef. Her güzel şeyin bir sonu var, her iyiliğin getirdiği bir de kötülük var. Mutlu olduğun kadar aynı zamanda ağlayacaksın da. Hayatın işleyişi bu, kabul etmek ve yaşamaya devam etmek lazım. Zaten ikinci bir seçeneğimiz de yok.
 
Absurtlugun icinde aslinda cektigin acilar da var, Camus'a gore hayatin kendisi tamamen absurt ise bunun ustesinden gelmek icin de bilinc ile absurtlugun bagini koparmaman gerekir.

Bu bagi saglayanlardan biri de hayatta cektigin acilar ya da tuttugun yaslar, yasadigin olumsuz her turlu sey olabilir. Intihar olgularinin cogunda ayni zamanda sure gelen bir aci bulunur, bu aciya dayanamayanlar intihara girisirse ve basarili olursa Camus bu bagin koptugunu soyler ve bu yuzden de intihari bir cozum olarak kabul etmez cunku bilinc ortadan kalkar.

Hayat absurtlugune ragmen yasanir diyorsan ayni zamanda acilarina ragmen de yasanir demis oluyorsun yani.
 
Acıdan kasıt nedir? Bir hastalığın var da acı mı çekiyorsun yoksa genel olarak hayat acılı mı? Ben mesela fiziksel hastalık yaşıyorum ve 7 24 acı çekiyorum ama gel gör ki bu benim umurumda değil, dinlerde umurumda değil, ölsem bile umurumda olmaz. Kim ne derse desin dünyaya 1 kere geliyorum benden sonrakilerde umurumda değil istediğimi yapar geçerim. (60 kg adamım benim yediğim yemekten dolayı diğerlerine yemek mi kalmayacak sanki.)
 
Absurtlugun icinde aslinda cektigin acilar da var, Camus'a gore hayatin kendisi tamamen absurt ise bunun ustesinden gelmek icin de bilinc ile absurtlugun bagini koparmaman gerekir.

Bu bagi saglayanlardan biri de hayatta cektigin acilar ya da tuttugun yaslar, yasadigin olumsuz her turlu sey olabilir. Intihar olgularinin cogunda ayni zamanda sure gelen bir aci bulunur, bu aciya dayanamayanlar intihara girisirse ve basarili olursa Camus bu bagin koptugunu soyler ve bu yuzden de intihari bir cozum olarak kabul etmez cunku bilinc ortadan kalkar.

Hayat absurtlugune ragmen yasanir diyorsan ayni zamanda acilarina ragmen de yasanir demis oluyorsun yani.
Anlıyorum o zaman dediğine göre absürtlüğüne rağmen yaşanmazmış. Bağ olayını pek kavrayamadım hocam.

Acıdan kasıt nedir? Bir hastalığın var da acı mı çekiyorsun yoksa genel olarak hayat acılı mı? Ben mesela fiziksel hastalık yaşıyorum ve 7 24 acı çekiyorum ama gel gör ki bu benim umurumda değil, dinlerde umurumda değil, ölsem bile umurumda olmaz. Kim ne derse desin dünyaya 1 kere geliyorum benden sonrakilerde umurumda değil istediğimi yapar geçerim. (60 kg adamım benim yediğim yemekten dolayı diğerlerine yemek mi kalmayacak sanki.)
Benimki zihinsel hocam, onunda etkisi büyük. İşte hayatın acısıdır, Depresyondur, OKB'dir insan bu acıyı çekme nedenini öğrenmek istiyor. Hiçbir şeyin anlamı yoksa ben bu acıyı niye çekiyorum ki, Kendime niye eziyet ediyorum?
 
Hayat bence absürdizm ile gayet yaşanabilir ama bir eksiği var o da acının anlamı. Albert Camus başkaldırmamızı, inadına yaşamızı istiyor ama beni ikna etmeye yetmiyor yani acı çekme konusunda. Hayat absürtlüğüne rağmen yaşanırda acısına rağmen yaşanır mı emin değilim. Düşüncelerinizi merak ediyorum umarım bana bir ışık olursunuz bu konuda.
Çiğköfte!

Şaka bir yana, hayat zaten eğer dini bi inancınız yoksa tek başına anlamı olan bir şey değil, pek hoştur ki bi dini inancım olmasına rapmen yine ona odaklı olarak yaşamıyorum. Kişisel yararınızı önde tutup, güzel anılar yaşamaya ve dünyevi nimetlerden ölçülü şekilde faydalanıp bundan hoşnut olmayı becerirseniz mutlu olursunuz. Çoğu insanın hayatından din ya da başka bir amacı, hedefi çıkartınca geriye hiç bir şey kalmıyor.

Çiğköfte yiyin, imkan varsa dünyayı tanıyın yoksa sahiller hangi güne kaldı? Spor yapın (depresif ergenler gibi hayvan gibi basın demiyorum, çıkın basket oynayın bisiklet sürün), emin olun çok eğlenceli bu cesetin bir şeyler başardığını görmek. Güzel müzikler dinleyin imkan varsa ses sistemlerine ve cdlere, plaklara para yatırın hatta belki bir de gitar alıp çalın. Şiirler yazın.

Çiğköfte iyidir, güzel bir besindir, insanın yararına olan her şey vardır bi çiğköfte dürümde, mükemmel bir öğündür. Hayatın anlamını acılarda arayacağınıza, poşetin dibinde kalan nar ekşisi ve sosu çiğköftenin dibine buladıktan sonra gelen lezzette arayın.

Eldekilerle mutlu olun, çok da üzülmeyin.

Anlıyorum o zaman dediğine göre absürtlüğüne rağmen yaşanmazmış. Bağ olayını pek kavrayamadım hocam.


Benimki zihinsel hocam, onunda etkisi büyük. İşte hayatın acısıdır, Depresyondur, OKB'dir insan bu acıyı çekme nedenini öğrenmek istiyor. Hiçbir şeyin anlamı yoksa ben bu acıyı niye çekiyorum ki, Kendime niye eziyet ediyorum?
Kendinize eziyet etmiyorsunuz, içinizdeki şeytanla savaşıyorsunuz. Emin olun bu dünya çok çok kötü bir yer değil.
 
Çiğköfte!

Şaka bir yana, hayat zaten eğer dini bi inancınız yoksa tek başına anlamı olan bir şey değil, pek hoştur ki bi dini inancım olmasına rapmen yine ona odaklı olarak yaşamıyorum. Kişisel yararınızı önde tutup, güzel anılar yaşamaya ve dünyevi nimetlerden ölçülü şekilde faydalanıp bundan hoşnut olmayı becerirseniz mutlu olursunuz. Çoğu insanın hayatından din ya da başka bir amacı, hedefi çıkartınca geriye hiç bir şey kalmıyor.

Çiğköfte yiyin, imkan varsa dünyayı tanıyın yoksa sahiller hangi güne kaldı? Spor yapın (depresif ergenler gibi hayvan gibi basın demiyorum, çıkın basket oynayın bisiklet sürün), emin olun çok eğlenceli bu cesetin bir şeyler başardığını görmek. Güzel müzikler dinleyin imkan varsa ses sistemlerine ve cdlere, plaklara para yatırın hatta belki bir de gitar alıp çalın. Şiirler yazın.

Çiğköfte iyidir, güzel bir besindir, insanın yararına olan her şey vardır bi çiğköfte dürümde, mükemmel bir öğündür. Hayatın anlamını acılarda arayacağınıza, poşetin dibinde kalan nar ekşisi ve sosu çiğköftenin dibine buladıktan sonra gelen lezzette arayın.

Eldekilerle mutlu olun, çok da üzülmeyin.


Kendinize eziyet etmiyorsunuz, içinizdeki şeytanla savaşıyorsunuz. Emin olun bu dünya çok çok kötü bir yer değil.
Sağ olun hocam güldürdünüz beni :D. Dalga amaçlı demiyorum gerçekten, canım çiğköfte dürüm çekti ya. Dünyayı gezemem ama bisikletle sahile inebilirim, çiğköfte yiyebilirim, müzik dinleyebilirim. Gitarı pek çalabileceğimi sanmıyorum kendi başıma, kursa gitmeyede param yok. Şiirde pek yazamam herhalde ama en azından günlük gibi düşüncelerimi falan kağıda geçirebilirim. Dini bir inancım olsaydı keşke daha mutlu olurdum ama olmuyor, araştırmaya da gücüm yok. Ergenlik vaktinde araştırma yaptım ama şu an niye inanmıyorum bilmiyorum ve niye inanayım onu da bilmiyorum.