Merhaba, iyi forumlar. Yeni bir sistem kurma, mevcut sisteminizi yükseltme, yeni monitör veya laptop alma düşüncelerinden birine sahipseniz, karar vermeniz gereken birçok önemli faktör vardır. İşlemci, Ekran Kartı, RAM gibi bileşenlerin yanı sıra, genellikle göz ardı edilen ve deneyiminizi büyük ölçüde etkileyen bir diğer önemli unsurlardan biri de ekran panel tipinizdir. Ancak, bu konu hakkında fikir sahibi değilseniz ve öğrenerek bir seçim yapma hedefi güdüyorsanız, karşınıza çıkacak olan teknolojiler veya terimler arasında kaybolabilirsiniz. Bu rehberde ekranlar ile alakalı bazı kavramları ve en yaygın panellerden olan IPS, VA, TN gibi tipleri tanıyacağız ve kafanızdaki soru işaretlerini gidermeye çalışacağım. Öyleyse başlayalım.
Bölüm I: Kavramları Tanıyalım
Bu konuyla alakalı yabancı olduğunuz, aşina olmadığınız birçok kavram olabilir. Günlük hayatımızda en sık karşımıza çıkan, en sık kullandığımız kavramlardan bazılarını birlikte tanıyalım.
Tazeleme Hızı:
Monitörün 1 saniyede kaç defa görüntüyü yenilediğini ifade eder. Hz cinsinden ölçülür. Hz değeriniz ne kadar yüksek olursa, sunulan görüntü o kadar akıcı ve pürüzsüz olacaktır. Bu Hz değeri genelde oyunlarda daha çok önemlidir. Çünkü Hz değeri yüksek olan bir monitöre sahipseniz, hareketli sahnelerde görüntünün kırılması veya bulanıklaşması daha güç olacaktır. Bu da oyun deneyiminizi en iyi hale getirmekte fayda sağlayacaktır. Sonuç olarak, ortalama bir oyun deneyimi veya daha üstünü yaşamak istiyorsanız minimum 90 ya da 120 Hz değerler makul olacaktır. Elbette daha fazlasını istiyorsanız, 144, 240 veya daha üstü gibi Hz değerlerine sahip monitörler de tercih edebilirsiniz. Fakat ben ev, okul, iş arası gidip gelirim diyorsanız 60 Hz yeterli olacaktır.
Gecikme Değeri (MS):
Monitörün, girdiyi algılaması ve görüntü oluşturmasına kadar arada geçen süreyi ifade eder. MS cinsinden ölçülür. Gecikme değeriniz ne kadar düşük olursa, o kadar iyi olacaktır ve o kadar hızlı tepkiler alırsınız. Bu değer, yine yukarıda bahsettiğim gibi oyunlarda daha çok önemlidir genelde. Çünkü gecikme değeri yüksek olan bir monitörde, klavye veya fare ile yaptığınız hareketlerin ekranda görülmesi biraz gecikebilir. Bu da oyun performansınızı olumsuz etkileyecektir. Sonuç olarak, ortalama bir oyun deneyimi yaşamak istiyorsanız 1,3,5,7 MS gibi değerler makul olacaktır. Fakat ben ev, okul, iş arası gidip gelirim diyorsanız bahsettiğim değerlerin daha üstünü kullanmanızda bir sakınca yok, örneğin 20-25 gibi.
Ekran Renk Kalitesi - Şu Meşhur %100 sRGB Olayı:
Monitörünüzün renkleri ne kadar doğru ve canlı gösterdiğini belirten epey önemli bir kriterdir aslında. Bu durum, renk kalitesi, renk gamı, renk doğruluğu, bit derinliği gibi faktörlere bağlıdır. Bunları da kısaca özetleyeyim:
Renk Gamı: Monitörün gösterebileceği renk aralığını belirler. DCI-P3 ve sRGB tipleri, en yaygın kullanılan renk gamlarıdır. Renk gamı ne kadar yüksekse, renkler o kadar canlı ve zengin olur.
Renk Doğruluğu: Monitörün gerçek hayattaki renklere ne kadar yakın olduğunu belirler. Delta E değeri ile ölçülür. Delta E değeri ne kadar düşükse, renkler o kadar doğru olur.
Bit Derinliği: Monitörün gösterebileceği renk sayısını belirler. Genellikle 6, 8 veya 10 bit paneller bulunur. Bit derinliği ne kadar yüksekse, renk geçişleri o kadar yumuşak olur.
Basitçe özetlemem gerekirse %45 NTSC veya %100 sRGB bir ekran tercih etmeniz gerekmekte. %45 NTSC ekranlar renkleri biraz daha soluk ve cansız yansıtırlar. %100 sRGB ekranlar ise bunun tam tersi, renkleri oldukça canlı ve zengin yansıtırlar. Aşağıdaki görselde sol taraftaki ekran %100 sRGB iken, sağ taraftaki ekran %45 NTSC. Farkı siz gözlemleyin.
Bölüm II: Bütçe
Hangi panel tipini seçerseniz seçin, bütçenizi de göz önünde bulundurmalısınız. IPS paneller genellikle daha yüksek fiyatlı olabilirken, TN paneller daha uygun fiyatlı olabilir. Aradığınız özellikleri ve kaliteyi bütçenize en uygun şekilde dengeleyin. Sonuç olarak, en iyi panel tipini seçerken ihtiyaçlarınızı, tercihlerinizi ve bütçenizi dikkate alın. Her panel tipi farklı avantajlar sunar, bu nedenle doğru seçimi yapabilmek için kendi önceliklerinizi belirlemek önemlidir.
Bölüm III: Ekran Tipleri
Bu bölümü kısa tutmak istiyorum. Zira asıl değinmek istediğim kısım burası değil fakat yine de detay barındırması açısından biraz bahsedeceğim.
Monitörler, düz (flat) veya kavisli (curved) olabilirler. Farklarından biraz bahsedecek olursam;
Düz (flat) monitörleri genelde ev veya ofis kullanımlarında görürüz. Daha geniş bir görüş açısı sunarlar. Bununla birlikte renklerin ve şekillerin bozulmasını olabildiğince en aza indirirler ve daha doğru bir görüntü sunmayı amaçlarlar. Ayrıca birden fazla monitör ile yan yana kullanacaksanız daha şık bir görüntü sunabilir sizlere, bu biraz öznel bir düşünce bu arada.
Kavisli (curved) monitörleri ise genelde daha profesyonel işlerde veya oyun kullanımlarında görürüz. Daha sürükleyici bir deneyim yaşatır. Eğer bir oyun oynuyorsanız sizi oyunun içine çeker, dahil eder ve bu da daha gerçekçi bir deneyim yaşamanızda rol oynar. Ayrıca ekranın kenarlarındaki kavislere bakmak istediğinizde gözleriniz daha az hareket edecektir. Buna bağlı olarak da düz monitörlere nazaran göz yorgunluğu biraz daha az olacaktır.
Bölüm IV: Hangi Panel Tipini Seçmeliyim
Öncelikle Kullanım Senaryonuzu Belirleyin:
Seçebileceğiniz 3 çeşit panel tipi bulunmakta. Bunlar IPS, VA ve TN paneller. Şunu da belirtmem gerekiyor ki gelişen teknoloji ile birlikte bu panel tiplerinin arasındaki farklar büyük oranda kapanmaya başladı. O yüzden en iyi panel şudur ya da en kötü panel şudur gibi kesin bir yargı kullanmak da istemiyorum çünkü seçilecek en iyi panel, kullanıcının ihtiyacına göre değişmekte.
Günlük bir kullanıcıysanız veya ev, ofis kullanımı için bir monitör arıyorsanız fiyat olarak daha uygun, giriş veya orta segmentte özelliklere sahip bir monitör tercih etmeniz daha makul olacaktır.
Bir tasarımcıysanız, ben grafik işlerine abanmak istiyorum arkadaş derseniz, yüksek kontrast oranı ve renk gamına sahip bir monitör tercih etmeniz sizin için daha uygun olacaktır.
Bir oyuncuysanız, yüksek yenileme hızına ve kısa tepki sürelerine sahip bir monitör tercih etmeniz gerekebilir.
Bölüm V: Panel Tipleri
IPS Panel:
Bence en iyi renk ve açı kalitesine sahip ama gecikme süresi ve kontrast oranı orta seviyelerde geziyor, çok iyi diyemem yani. Geniş görüş açıları, doğru renk üretimi ve yüksek renk doygunluğu ile karşımıza çıkan IPS paneller, her türden kullanıcıya da hitap ediyor aslında. Günlük kullanım için, grafik tasarımcılar için, oyun oynayanlar için, içerik üreticiler için gibi gibi, her zaman ideal bir panel olma özelliğine sahip diyebiliriz. Burada sadece ek bir not düşeyim, eğer oyun işini gerçekten profesyonel yapıyorsanız, E-Sporcu iseniz falan IPS ekran size yaramayacaktır. Çünkü yukarıda da dediğim gibi, gecikme değeri bakımından sizi memnun etmeyecektir. Ama ben oyuncuyum da normal oyuncuyum arkadaş derseniz problem yok, yardırın gitsin.
Biraz daha detay vermem gerekirse, bu panel tipi renk doğruluğu ve geniş renk gamı sunarak içerik üretim süreçlerinde keskin ve gerçekçi görüntüler elde etmenizi sağlar. Ayrıca, geniş görüş açıları, monitörün önünde farklı açılardan oturan kullanıcılar için tutarlı bir görüntü kalitesi anlamına gelir. Bu da demek oluyor ki ne açıdan bakarsanız bakın, aynı ekranı göreceksiniz.
IPS Panelin Avantajlarına ve Dezavantajlarına Maddeler Halinde Bakalım:
*Üst düzey renk gamı.
*Renk doğruluğu.
*Oldukça geniş izleme açısı.
*Gelişen teknolojilere bağlı olarak kısa tepki süreleri.
*Ortalamaya göre düşük sayılabilecek kontrast oranları.
*IPS Parlaması olarak da adlandırılan, karanlık içerikler de ekranın kenarlarından sızabilen beyaz ışık. Çoğunlukla eski model, düşük kalite IPS monitörlerde olur.
Sonuç olarak, grafik ve tasarım işleri ile renk doğruluğunun büyük önem taşıdığını düşünen kişiler ve görüntü kalitesini gecikme değerinden daha önemli bulan kişiler için kullanımı uygundur diyerek özetleyebiliriz.
VA Panel:
En iyi kontrast oranı ve siyah kalitesine sahip panellerdir ancak gecikme süresi harbiden yüksektir. Mesela video, film izlemek gibi işler için en uygun kullanımı sunuyor diyebiliriz. Bu özellikleri sayesinde de televizyon üreticilerinin de tercih ettiği panel türüdür. VA paneller, IPS panellerin sunduğu farklı açılardan üst düzey görüntü kalitesine erişemez fakat IPS panellerin yarattığı IPS parlaması sorunu bu panellerde olmaz. Bunlara ek olarak, VA panellerin çok yüksek kontrast oranlarına sahip olduğunu söylemiştik. Peki nedir bu kontrast oranı derseniz, monitörün üretebileceği en koyu siyah tonları ile en parlak beyaz tonları arasında ölçülen farktır. Bu özellik sayesinde VA monitörler, daha yoğun siyah tonları ve daha zengin renkler sunabilmektedir.
VA Panelin Avantajlarına ve Dezavantajlarına Maddeler Halinde Bakalım:
*Geniş izleme açısı.
*Üst düzey kontrast oranları.
*Daha uygun fiyatlara bulunabilme.
*Her ne kadar genel kullanımlar için uygun olsalar bile kısa gecikme süresi istendiği durumlarda gölgelenme ve bulanıklık sorunları yaratabilirler.
Sonuç olarak, günlük kullanım ve film, dizi izlemeyi sevenler için kullanıma uygundur.
TN Panel:
En eski panel türleri bunlar yanlış bilmiyorsam. En düşük gecikme süresi ve en yüksek tazeleme hızına sahiptirler genelde. Bu doğrultuda ekrandaki yırtılma değerlerini en aza indiriyor. Ancak renk ve açı kalitesi gerçekten kötü oluyor. Profesyonel bir oyuncu iseniz ya da rekabetçi oyunlarla aranız iyiyse tercih edebilirsiniz. Bunların yanı sıra maliyeti düşüktür ve kullanıcılar da uygun fiyata bulabilirler. Renk bozulmaları kolayca anlaşılabilen bu monitörlerde, ekran boyutları büyüdükçe sorunlar daha çok ortaya çıkmakta. Eğer gündelik işler veya ofis kullanımı için almayı düşünüyorsanız bu saydıklarımız önemsiz kalacaktır. Fakat bir tasarımcıysanız sizi oldukça rahatsız edecek ve yaptığınız düzenlemelerde doğru tonları yakalamanıza engel olacaktır.
TN Panellerin Avantajlarına ve Dezavantajlarına Maddeler Halinde Bakalım:
*Ucuz maliyet.
*Hızlı bir akış ve düşük gecikme süreleri.
*Yırtılmayı önleme.
*Cansız renkler ve grafikler.
*Renk bozulmaları.
Sonuç olarak dediğim gibi, renk istiyorsanız uzak durun. Rekabetçi oyunlarla ilgiliyseniz ve benim ekranımda gecikme olmasın diyorsanız tercih edebilirsiniz.
Umarım faydalı olmuştur. Başka konularda görüşmek dileğiyle.
Bölüm I: Kavramları Tanıyalım
Bu konuyla alakalı yabancı olduğunuz, aşina olmadığınız birçok kavram olabilir. Günlük hayatımızda en sık karşımıza çıkan, en sık kullandığımız kavramlardan bazılarını birlikte tanıyalım.
Tazeleme Hızı:
Monitörün 1 saniyede kaç defa görüntüyü yenilediğini ifade eder. Hz cinsinden ölçülür. Hz değeriniz ne kadar yüksek olursa, sunulan görüntü o kadar akıcı ve pürüzsüz olacaktır. Bu Hz değeri genelde oyunlarda daha çok önemlidir. Çünkü Hz değeri yüksek olan bir monitöre sahipseniz, hareketli sahnelerde görüntünün kırılması veya bulanıklaşması daha güç olacaktır. Bu da oyun deneyiminizi en iyi hale getirmekte fayda sağlayacaktır. Sonuç olarak, ortalama bir oyun deneyimi veya daha üstünü yaşamak istiyorsanız minimum 90 ya da 120 Hz değerler makul olacaktır. Elbette daha fazlasını istiyorsanız, 144, 240 veya daha üstü gibi Hz değerlerine sahip monitörler de tercih edebilirsiniz. Fakat ben ev, okul, iş arası gidip gelirim diyorsanız 60 Hz yeterli olacaktır.
Gecikme Değeri (MS):
Monitörün, girdiyi algılaması ve görüntü oluşturmasına kadar arada geçen süreyi ifade eder. MS cinsinden ölçülür. Gecikme değeriniz ne kadar düşük olursa, o kadar iyi olacaktır ve o kadar hızlı tepkiler alırsınız. Bu değer, yine yukarıda bahsettiğim gibi oyunlarda daha çok önemlidir genelde. Çünkü gecikme değeri yüksek olan bir monitörde, klavye veya fare ile yaptığınız hareketlerin ekranda görülmesi biraz gecikebilir. Bu da oyun performansınızı olumsuz etkileyecektir. Sonuç olarak, ortalama bir oyun deneyimi yaşamak istiyorsanız 1,3,5,7 MS gibi değerler makul olacaktır. Fakat ben ev, okul, iş arası gidip gelirim diyorsanız bahsettiğim değerlerin daha üstünü kullanmanızda bir sakınca yok, örneğin 20-25 gibi.
Ekran Renk Kalitesi - Şu Meşhur %100 sRGB Olayı:
Monitörünüzün renkleri ne kadar doğru ve canlı gösterdiğini belirten epey önemli bir kriterdir aslında. Bu durum, renk kalitesi, renk gamı, renk doğruluğu, bit derinliği gibi faktörlere bağlıdır. Bunları da kısaca özetleyeyim:
Renk Gamı: Monitörün gösterebileceği renk aralığını belirler. DCI-P3 ve sRGB tipleri, en yaygın kullanılan renk gamlarıdır. Renk gamı ne kadar yüksekse, renkler o kadar canlı ve zengin olur.
Renk Doğruluğu: Monitörün gerçek hayattaki renklere ne kadar yakın olduğunu belirler. Delta E değeri ile ölçülür. Delta E değeri ne kadar düşükse, renkler o kadar doğru olur.
Bit Derinliği: Monitörün gösterebileceği renk sayısını belirler. Genellikle 6, 8 veya 10 bit paneller bulunur. Bit derinliği ne kadar yüksekse, renk geçişleri o kadar yumuşak olur.
Basitçe özetlemem gerekirse %45 NTSC veya %100 sRGB bir ekran tercih etmeniz gerekmekte. %45 NTSC ekranlar renkleri biraz daha soluk ve cansız yansıtırlar. %100 sRGB ekranlar ise bunun tam tersi, renkleri oldukça canlı ve zengin yansıtırlar. Aşağıdaki görselde sol taraftaki ekran %100 sRGB iken, sağ taraftaki ekran %45 NTSC. Farkı siz gözlemleyin.
Bölüm II: Bütçe
Hangi panel tipini seçerseniz seçin, bütçenizi de göz önünde bulundurmalısınız. IPS paneller genellikle daha yüksek fiyatlı olabilirken, TN paneller daha uygun fiyatlı olabilir. Aradığınız özellikleri ve kaliteyi bütçenize en uygun şekilde dengeleyin. Sonuç olarak, en iyi panel tipini seçerken ihtiyaçlarınızı, tercihlerinizi ve bütçenizi dikkate alın. Her panel tipi farklı avantajlar sunar, bu nedenle doğru seçimi yapabilmek için kendi önceliklerinizi belirlemek önemlidir.
Bölüm III: Ekran Tipleri
Bu bölümü kısa tutmak istiyorum. Zira asıl değinmek istediğim kısım burası değil fakat yine de detay barındırması açısından biraz bahsedeceğim.
Monitörler, düz (flat) veya kavisli (curved) olabilirler. Farklarından biraz bahsedecek olursam;
Düz (flat) monitörleri genelde ev veya ofis kullanımlarında görürüz. Daha geniş bir görüş açısı sunarlar. Bununla birlikte renklerin ve şekillerin bozulmasını olabildiğince en aza indirirler ve daha doğru bir görüntü sunmayı amaçlarlar. Ayrıca birden fazla monitör ile yan yana kullanacaksanız daha şık bir görüntü sunabilir sizlere, bu biraz öznel bir düşünce bu arada.
Kavisli (curved) monitörleri ise genelde daha profesyonel işlerde veya oyun kullanımlarında görürüz. Daha sürükleyici bir deneyim yaşatır. Eğer bir oyun oynuyorsanız sizi oyunun içine çeker, dahil eder ve bu da daha gerçekçi bir deneyim yaşamanızda rol oynar. Ayrıca ekranın kenarlarındaki kavislere bakmak istediğinizde gözleriniz daha az hareket edecektir. Buna bağlı olarak da düz monitörlere nazaran göz yorgunluğu biraz daha az olacaktır.
Bölüm IV: Hangi Panel Tipini Seçmeliyim
Öncelikle Kullanım Senaryonuzu Belirleyin:
Seçebileceğiniz 3 çeşit panel tipi bulunmakta. Bunlar IPS, VA ve TN paneller. Şunu da belirtmem gerekiyor ki gelişen teknoloji ile birlikte bu panel tiplerinin arasındaki farklar büyük oranda kapanmaya başladı. O yüzden en iyi panel şudur ya da en kötü panel şudur gibi kesin bir yargı kullanmak da istemiyorum çünkü seçilecek en iyi panel, kullanıcının ihtiyacına göre değişmekte.
Günlük bir kullanıcıysanız veya ev, ofis kullanımı için bir monitör arıyorsanız fiyat olarak daha uygun, giriş veya orta segmentte özelliklere sahip bir monitör tercih etmeniz daha makul olacaktır.
Bir tasarımcıysanız, ben grafik işlerine abanmak istiyorum arkadaş derseniz, yüksek kontrast oranı ve renk gamına sahip bir monitör tercih etmeniz sizin için daha uygun olacaktır.
Bir oyuncuysanız, yüksek yenileme hızına ve kısa tepki sürelerine sahip bir monitör tercih etmeniz gerekebilir.
Bölüm V: Panel Tipleri
IPS Panel:
Bence en iyi renk ve açı kalitesine sahip ama gecikme süresi ve kontrast oranı orta seviyelerde geziyor, çok iyi diyemem yani. Geniş görüş açıları, doğru renk üretimi ve yüksek renk doygunluğu ile karşımıza çıkan IPS paneller, her türden kullanıcıya da hitap ediyor aslında. Günlük kullanım için, grafik tasarımcılar için, oyun oynayanlar için, içerik üreticiler için gibi gibi, her zaman ideal bir panel olma özelliğine sahip diyebiliriz. Burada sadece ek bir not düşeyim, eğer oyun işini gerçekten profesyonel yapıyorsanız, E-Sporcu iseniz falan IPS ekran size yaramayacaktır. Çünkü yukarıda da dediğim gibi, gecikme değeri bakımından sizi memnun etmeyecektir. Ama ben oyuncuyum da normal oyuncuyum arkadaş derseniz problem yok, yardırın gitsin.
Biraz daha detay vermem gerekirse, bu panel tipi renk doğruluğu ve geniş renk gamı sunarak içerik üretim süreçlerinde keskin ve gerçekçi görüntüler elde etmenizi sağlar. Ayrıca, geniş görüş açıları, monitörün önünde farklı açılardan oturan kullanıcılar için tutarlı bir görüntü kalitesi anlamına gelir. Bu da demek oluyor ki ne açıdan bakarsanız bakın, aynı ekranı göreceksiniz.
IPS Panelin Avantajlarına ve Dezavantajlarına Maddeler Halinde Bakalım:
*Üst düzey renk gamı.
*Renk doğruluğu.
*Oldukça geniş izleme açısı.
*Gelişen teknolojilere bağlı olarak kısa tepki süreleri.
*Ortalamaya göre düşük sayılabilecek kontrast oranları.
*IPS Parlaması olarak da adlandırılan, karanlık içerikler de ekranın kenarlarından sızabilen beyaz ışık. Çoğunlukla eski model, düşük kalite IPS monitörlerde olur.
Sonuç olarak, grafik ve tasarım işleri ile renk doğruluğunun büyük önem taşıdığını düşünen kişiler ve görüntü kalitesini gecikme değerinden daha önemli bulan kişiler için kullanımı uygundur diyerek özetleyebiliriz.
VA Panel:
En iyi kontrast oranı ve siyah kalitesine sahip panellerdir ancak gecikme süresi harbiden yüksektir. Mesela video, film izlemek gibi işler için en uygun kullanımı sunuyor diyebiliriz. Bu özellikleri sayesinde de televizyon üreticilerinin de tercih ettiği panel türüdür. VA paneller, IPS panellerin sunduğu farklı açılardan üst düzey görüntü kalitesine erişemez fakat IPS panellerin yarattığı IPS parlaması sorunu bu panellerde olmaz. Bunlara ek olarak, VA panellerin çok yüksek kontrast oranlarına sahip olduğunu söylemiştik. Peki nedir bu kontrast oranı derseniz, monitörün üretebileceği en koyu siyah tonları ile en parlak beyaz tonları arasında ölçülen farktır. Bu özellik sayesinde VA monitörler, daha yoğun siyah tonları ve daha zengin renkler sunabilmektedir.
VA Panelin Avantajlarına ve Dezavantajlarına Maddeler Halinde Bakalım:
*Geniş izleme açısı.
*Üst düzey kontrast oranları.
*Daha uygun fiyatlara bulunabilme.
*Her ne kadar genel kullanımlar için uygun olsalar bile kısa gecikme süresi istendiği durumlarda gölgelenme ve bulanıklık sorunları yaratabilirler.
Sonuç olarak, günlük kullanım ve film, dizi izlemeyi sevenler için kullanıma uygundur.
TN Panel:
En eski panel türleri bunlar yanlış bilmiyorsam. En düşük gecikme süresi ve en yüksek tazeleme hızına sahiptirler genelde. Bu doğrultuda ekrandaki yırtılma değerlerini en aza indiriyor. Ancak renk ve açı kalitesi gerçekten kötü oluyor. Profesyonel bir oyuncu iseniz ya da rekabetçi oyunlarla aranız iyiyse tercih edebilirsiniz. Bunların yanı sıra maliyeti düşüktür ve kullanıcılar da uygun fiyata bulabilirler. Renk bozulmaları kolayca anlaşılabilen bu monitörlerde, ekran boyutları büyüdükçe sorunlar daha çok ortaya çıkmakta. Eğer gündelik işler veya ofis kullanımı için almayı düşünüyorsanız bu saydıklarımız önemsiz kalacaktır. Fakat bir tasarımcıysanız sizi oldukça rahatsız edecek ve yaptığınız düzenlemelerde doğru tonları yakalamanıza engel olacaktır.
TN Panellerin Avantajlarına ve Dezavantajlarına Maddeler Halinde Bakalım:
*Ucuz maliyet.
*Hızlı bir akış ve düşük gecikme süreleri.
*Yırtılmayı önleme.
*Cansız renkler ve grafikler.
*Renk bozulmaları.
Sonuç olarak dediğim gibi, renk istiyorsanız uzak durun. Rekabetçi oyunlarla ilgiliyseniz ve benim ekranımda gecikme olmasın diyorsanız tercih edebilirsiniz.
Umarım faydalı olmuştur. Başka konularda görüşmek dileğiyle.
Son düzenleme: